; Üniversite Tercih Merkezi | Üniversite Tercih Robotu - YKS (TYT - AYT) - Puan Hesaplama - Üniversite Rehberi - Kariyer Envanteri - Meslek Rehberi

Sağlık Bölümleri Yükselişte, Eğitim Fakülteleri Geriliyor

Üniversite tercih dönemine yaklaşılırken bazı bölümlere olan ilginin hızla arttığı, bazı alanlarda ise ciddi düşüşler yaşandığı görülüyor. Eğitim uzmanlarına göre son yıllarda üniversite tercihlerinde belirgin bir yön değişimi yaşanıyor. Özellikle sağlık alanındaki programlar yükselişe geçerken, eğitim fakültelerinde ise tercih oranlarının düşmeye başladığı dikkat çekiyor.

Tercih davranışlarındaki bu değişimin arkasında büyük ölçüde istihdam verileri bulunuyor. Öğrenciler artık yalnızca üniversite ismine veya bölümün popülerliğine bakarak tercih yapmak yerine mezuniyet sonrası iş imkanlarını daha fazla araştırıyor. Bu durum bazı alanların hızla yükselmesine, bazı alanların ise geri plana düşmesine neden oluyor.

Son yıllarda özellikle sağlık sektöründe hem Türkiye’de hem de uluslararası ölçekte ciddi bir personel ihtiyacı oluşmuş durumda. Yaşlanan nüfus, sağlık hizmetlerinin yaygınlaşması ve özel hastanelerin sayısındaki artış; sağlık alanındaki mesleklere olan talebi artırıyor. Bu nedenle hemşirelik, fizyoterapi ve rehabilitasyon, dil ve konuşma terapisi, beslenme ve diyetetik gibi bölümlerin tercih edilme oranlarında ciddi bir artış gözleniyor.

Örneğin son yıllarda fizyoterapi ve rehabilitasyon bölümleri birçok üniversitede hızla yükselen programlar arasında yer alıyor. Aynı şekilde dil ve konuşma terapisi bölümleri de hem Türkiye’de hem de yurt dışında artan ihtiyaç nedeniyle öğrencilerin yoğun ilgisini çekiyor. Sağlık alanındaki bu bölümlerin mezunlarının özel hastaneler, rehabilitasyon merkezleri ve kliniklerde çalışma imkanlarının bulunması tercih davranışını doğrudan etkiliyor.

Buna karşılık eğitim fakültelerinde farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Öğretmenlik mesleğine yönelik ilgi tamamen ortadan kalkmış değil; ancak öğretmen atamalarındaki sınırlı kontenjanlar ve mezun sayısının fazlalığı öğrencilerin tercih davranışlarını etkiliyor. Bu durum özellikle bazı öğretmenlik programlarının doluluk oranlarında düşüşe neden olabiliyor.

Örneğin bazı üniversitelerde matematik öğretmenliği, sosyal bilgiler öğretmenliği veya fen bilgisi öğretmenliği programlarının geçmiş yıllara göre daha düşük sıralamalardan öğrenci aldığı görülüyor. Bu tablo öğrencilerin istihdam konusundaki kaygılarının tercih davranışlarına doğrudan yansıdığını gösteriyor.

Kariyer ve Tercih Danışmanı Onur Akın Çifçi’ye göre öğrencilerin tercih yaparken yalnızca popüler algılara göre hareket etmemesi gerekiyor.

“Son yıllarda öğrenciler mesleklerin iş imkanlarını daha fazla araştırıyor. Sağlık alanlarında uluslararası ölçekte ciddi bir talep oluşurken öğretmenlik alanında yaşanan istihdam problemi öğrencilerin tercih davranışını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle adayların tercih yaparken hem kendi ilgi alanlarını hem de sektör gerçeklerini birlikte değerlendirmesi gerekiyor.”

Uzmanlara göre tercih döneminde öğrencilerin yalnızca üniversite adı üzerinden değil bölümün sunduğu kariyer fırsatlarını da değerlendirmesi büyük önem taşıyor. Mezunların hangi alanlarda çalıştığı, iş bulma süreleri, staj imkanları ve sektör bağlantıları tercih sürecinde belirleyici rol oynuyor.

Tercih uzmanları ayrıca öğrencilerin popülerlik etkisine kapılmadan kendi yeteneklerini ve çalışma biçimlerini dikkate alması gerektiğini vurguluyor. Çünkü doğru tercih yalnızca bir üniversite kazanmak anlamına gelmiyor; aynı zamanda öğrencinin uzun vadede sürdürülebilir bir kariyer yolculuğu oluşturması anlamına geliyor.